Ana Sayfa › Blog › Türkiye’deki Yabancı Müşterilere Nasıl Ulaşılır? İşletmeler İçin Rehber

Ajans Rehberi · 13 Eylül 2026 · 11 dakika okuma

Türkiye’deki Yabancı Müşterilere Nasıl Ulaşılır? İşletmeler İçin Rehber

Yabancı müşteriye ulaşmak, hangi yabancıya seslendiğinize karar vermekle başlıyor. Google İşletme Profili, Instagram, Meta reklamları, İngilizce sayfa ve WhatsApp tarafında neyi nasıl kuracağınızı, sık yapılan hataları ve bu hafta atabileceğiniz adımları anlatıyorum.

Ece GüneşEce GüneşKurucu ve Kreatif Direktör

Türkiye’deki Yabancı Müşterilere Nasıl Ulaşılır? İşletmeler İçin Rehber

Türkiye’de yabancılara hizmet veriyorsanız ya da vermek istiyorsanız, ilk soru “hangi reklamı vereyim” değil. Hangi yabancıya seslendiğiniz.

Şehre yeni taşınmış, uzun süre kalacak biriyle iki günlüğüne gelen bir ziyaretçi aynı şeyi aramıyor, aynı kanaldan gelmiyor, aynı hızda karar vermiyor. Yabancı müşteri bulma işi bu ayrımla başlıyor; kanal, dil ve bütçe ondan sonra geliyor.

Bu yazıda önce bu kararı nasıl vereceğinizi, sonra Google İşletme Profili, Instagram, Meta reklamları, İngilizce sayfa ve WhatsApp tarafında neyi nasıl kuracağınızı anlatacağım. Sonda sık yapılan hatalar ve bu hafta atabileceğiniz adımlar var.

Önce karar verin: hangi yabancı müşteri?

Yazının geri kalanındaki her öneri, bu bölümdeki üç sorunun cevabına göre değişiyor.

Türkiye’de yaşıyor mu, ziyarete mi geliyor?

Türkiye’de yaşayan yabancı sizi bir kez değil, defalarca seçebilecek biri. Diş hekimi, kuaför, dil kursu, kiralık ev, tadilat gibi süreklilik isteyen işlerde karar vermeden önce araştırır, yorum okur, soru sorar. Memnun kalırsa sizi çevresindeki başka yabancılara önerebilir.

Ziyarete gelen yabancı kısa sürede karar verir. Çoğu zaman bulunduğu yerin yakınında ve o an arar: yakında bir kafe, yarın için bir randevu, bir gecelik oda. Haritadaki puan, fotoğraflar ve fiyat onun için sizi tanımanın neredeyse tek yolu.

İkisine birden hizmet veriyorsanız ikisini ayrı düşünün. Yaşayana güven ve süreklilik, ziyaretçiye hız ve kolaylık anlatırsınız.

Hangi dili konuşuyor?

İngilizce birçok yabancıyla ortak dil olabilir ama herkesin dili değil. Müşterilerinizin önemli bir kısmı başka bir dil konuşuyorsa, onlara ulaşan dil hedef kitlenizin kendi dili olur.

Bunu tahminle değil, elinizdeki izle belirleyin: size gelen mesajların dili, yorumların dili, kapıdan girenlerin sorduğu sorular.

Bir de dürüst bir ölçü koyun: yalnızca doğru yazabildiğiniz ve gelen mesaja cevap verebildiğiniz dilde yayın yapın. Reklamda bir dilde konuşup mesajda o dile cevap verememek, müşteriye hiç ulaşmamaktan daha çok güven kaybettirir.

Ne arıyor?

Sektöre göre soru değişiyor. Birkaç örnek:

  • Klinik: Hekim İngilizce konuşuyor mu, randevu nasıl alınıyor, sonrasında kime ulaşacağım?
  • Emlak: Hangi bölgede ne tür ev var, süreç nasıl işliyor, sözleşmeyi anlayabilecek miyim?
  • Restoran ve kafe: Menüde ne var, yemeklerin içinde ne var, kartla ödeme alınıyor mu, şu an açık mı?
  • Otel ve pansiyon: Rezervasyon nasıl yapılır, nasıl gidilir, giriş saati kaç?
  • Güzellik: Fiyat listesi ne, randevu nasıl alınır, işlem ne kadar sürer?
  • Dil kursu: Seviyeler, program, deneme dersi var mı?
  • Mağaza: Kartla ödeme, değişim ve iade nasıl?

Bu soruların cevabı hangi kanalda duruyorsa müşteri oradan geliyor. Aşağıdaki her kanalı, bu listeyi cevaplayan bir yer olarak kurun.

Google İşletme Profili: haritada arayan yabancı

Ziyarete gelen yabancının sizi bulabileceği ilk yerlerden biri harita. Türkiye’de yaşayan yabancı da yeni bir hizmet ararken aynı yere bakıyor.

Profilin temelini Google İşletme Profili optimizasyonu rehberinde adım adım anlattım. Yabancı müşteri için üzerine eklenecekler şunlar.

İşletme adı. Tabelanızdaki gerçek adı yazın. Ada “English Speaking” gibi bir ifade eklemek Google’ın kurallarına aykırı; bu bilginin yeri açıklama ve gönderiler.

Açıklama. İngilizce hizmet veriyorsanız bunu açıklamada düz bir cümleyle söyleyin. Yalnızca gerçekten öyleyse: telefonu İngilizce açamayan bir işletmenin “İngilizce hizmet” yazdığı ilk aramada anlaşılır.

Saatler. Yabancı bir ziyaretçi Türkiye’nin resmî ve dinî bayramlarını bilmeyebilir. Ramazan ve Kurban Bayramı’nda, 23 Nisan ya da 29 Ekim gibi günlerde farklı saatte çalışıyorsanız özel saatleri önceden girin. Kapalı bir kapıya gelen ziyaretçi bunu yoruma yazabilir.

Harita işareti ve giriş. Türkçe adres tarifini okuyamayan biri için haritadaki işaret tek yol tarifi. İşaretin kapınızın önünde durduğunu kontrol edin ve girişi, tabelayı gösteren bir fotoğraf ekleyin. Pasaj içinde ya da üst kattaysanız bu fotoğraf daha da önemli.

Fotoğraflar. Menü, fiyat listesi, oda, iş örnekleri. Tabeladaki ya da menüdeki yazıyı okuyamayan biri fotoğrafa bakarak karar verebilir.

Yorumlar. Yabancı müşterilerinizden de yorum isteyin; yorum bağlantısı aynı, yalnızca isteme mesajı İngilizce olsun. İngilizce yazılmış yorumlar, sonraki yabancı ziyaretçiye burada anlaşılabildiğini gösteriyor. Yoruma yazıldığı dilde, bilmiyorsanız kısa ve doğru bir İngilizceyle cevap verin.

Yorum karşılığında indirim ya da hediye vermek Google’ın kurallarına aykırı; bu kural yabancı müşteri için de aynı.

Instagram: profili İngilizce okunur yapmak

Yabancı biri profilinizi açtığında ilk birkaç saniyede “burada benimle anlaşabilirler mi” sorusuna cevap arar. Bunu denetlemenin en kolay yolu, profili yalnızca İngilizce bilen biri gözüyle açmak.

Bu cevabı üç yere koyun.

Biyografi. Bir satır İngilizce yeterli: ne yaptığınız ve nasıl ulaşılacağı. “English spoken, book via WhatsApp” gibi. Telefon numarasını +90 ile başlayan uluslararası biçimde yazın; yabancı hatla arayan biri ülke kodu olmadan numaranıza ulaşamayabilir.

Öne çıkanlar. “English” adlı bir öne çıkan açın ve içine şunları koyun: ne yaptığınız, fiyatlar ya da fiyat listesi, randevu veya rezervasyon yolu, nasıl gelinir, sık sorulan sorular. Öne çıkanları bir sıkça sorulan sorular bölümü gibi kullanmayı Instagram’da takipçiyi müşteriye taşıyan yolu anlattığım yazıda ayrıntılı ele aldım.

Gönderi açıklamaları. Her gönderiyi iki dilde yazmak zorunda değilsiniz. Önce hangi içeriğin yabancıya da hitap ettiğine bakın: menü, fiyat, kampanya, randevu duyurusu, nasıl gelinir. Bunlarda iki dil kullanın; ana müşterinizin dilini üste, diğerini alta yazın ve iki bölümü de kısa tutun.

Reels’te ekrandaki yazı ya da altyazı İngilizceyse, videoyu sesi kapalı izleyen yabancı da ne anlattığınızı anlar.

Hangi işletmenin İngilizce içeriğe gerçekten ihtiyaç duyduğunu ve iki dilli açıklamanın nasıl yazıldığını İngilizce sosyal medya içeriği yazısında ayrıca anlattım.

Meta reklamlarında konum ve dil

Meta reklamlarında yabancıya ulaşırken iki temel ayar öne çıkıyor: konum ve dil. İkisi de kitleyi kabaca çiziyor; reklamı kimin durup okuyacağını ise büyük ölçüde kreatifin kendisi belirliyor.

Konum. Türkiye’de yaşayan yabancıya ulaşmak istiyorsanız hizmet verdiğiniz şehir ya da ilçeleri, ziyaretçiye ulaşmak istiyorsanız işletmenizin çevresini seçersiniz. Meta’nın konum ayarı yalnızca orada yaşayanları değil, yakın zamanda orada bulunmuş kişileri de kapsayabiliyor ve bu seçenekler yıllar içinde değişti. Kurulumda hangi kişilerin kapsandığını okuyun; yaşayana mı ziyaretçiye mi ulaşmak istediğinize göre bu ayrım önemli.

Dil. Reklam kurulumunda dil seçebiliyorsunuz. Bu seçim Meta’nın kişi hakkındaki dil bilgisine dayanıyor, uyruğu göstermiyor: İngilizce bilen yerli kullanıcılar kitleye girebilir, bazı yabancılar dışarıda kalabilir. Dil ayarının kullandığınız kitle kurulumunda kesin sınır mı yoksa öneri mi olarak çalıştığını kurulum ekranında kontrol edin.

Kesin sınır ile öneri arasındaki farkı Meta reklamlarında hedefleme yazısında ayrıntılı anlattım.

Kreatif. Geniş bir kitlede en güçlü süzgeç reklamın dili ve konusu. İngilizce yazılmış ve yabancının sorusuna doğrudan cevap veren bir reels (“Turkish classes for beginners, evening groups” gibi) İngilizce okuyanı durdurur, diğerleri geçer. Meta’nın sistemi bu tepkiden öğreniyor.

Reklamın gittiği yer. Reklam hangi dildeyse gittiği yer de o dilde olmalı. Siteye gönderiyorsanız İngilizce sayfaya, mesaja yönlendiriyorsanız sohbeti açan ilk metni de İngilizce yazın.

Bütçe. Bütçe küçükse aynı parayı Türkçe ve İngilizce iki kampanyaya bölmek, her kampanyanın öğrenmek için toplayabileceği veriyi azaltır. Önce asıl hedef kitlenize giden tek bir kampanyayla başlamak çoğu zaman daha anlamlı.

Emlak reklamlarında Meta, reklamı özel reklam kategorisi altında açmanızı isteyebiliyor; bu durumda konum ve kitle seçenekleri daralabiliyor.

İngilizce bir sayfa: reklamın ve profilin gideceği yer

Karar vermeden önce daha fazlasını görmek isteyen yabancı müşteri, fiyatı, süreci ve adresi bir sayfada arar. O sayfa yalnızca Türkçeyse yolculuk orada biter.

Başlamak için tam bir İngilizce site gerekmiyor. Tek ve iyi hazırlanmış bir İngilizce sayfada şunlar olsun:

  • Ne yaptığınız ve kime hizmet verdiğiniz, iki üç cümleyle
  • Hizmetler ve fiyatlar ya da başlangıç fiyatları
  • Randevu, rezervasyon ya da sipariş yolu
  • Adres, harita ve girişin fotoğrafı
  • +90 ile yazılmış telefon ve WhatsApp bağlantısı
  • İngilizce konuşan kişinin adı ve ulaşılabildiği saatler
  • Sık sorulan sorular

Bu sayfaya Türkçe sayfanızdan açıkça ulaşılabilmeli: menüde ya da sayfanın üstünde görünen bir dil geçişiyle. Instagram biyografisindeki bağlantı ve İngilizce reklamlar da doğrudan bu sayfaya gitmeli.

İşiniz büyük ölçüde yabancı müşteriye dayanıyorsa tek sayfa yetmez; hizmet sayfalarınızın da İngilizcesi gerekir. Türkçe ve İngilizce bir sitenin nasıl kurulacağını iki dilli web sitesi yazısında anlattım.

En önemli bakım kuralı şu: Türkçe sayfada bir fiyat ya da saat değişince İngilizcesi aynı gün değişsin. Eski fiyatı gösteren İngilizce sayfa, ilk mesajda güven kaybettirir.

WhatsApp ve telefonda yabancı dilde cevap vermek

Reklam, profil ve sayfa müşteriyi getiriyor; hizmet işlerinde satış çoğu zaman ilk mesajda ya da ilk telefonda kazanılıyor ya da kaçıyor. Yabancı müşteri için bu anın hazırlığı, dil kadar düzen işi.

Kimin cevap vereceğini belirleyin. İşletmede İngilizce konuşabilen biri varsa İngilizce mesajlar ve aramalar ona gitsin. Kimse yoksa bunu saklamayın: telefonda İngilizce konuşamıyorsanız profilde “English spoken” değil, İngilizce yazışabileceğinizi söyleyin.

Yazılı cevapları hazırlayın. En sık gelen beş altı soru için İngilizce cevap şablonları yazın: fiyat, adres ve nasıl gelinir, çalışma saatleri, randevu ya da rezervasyon, ödeme yolları. WhatsApp Business uygulamasındaki hızlı yanıtlar bu şablonları saklamak için uygun. Karşılama mesajını da iki dilde ve kısa yazın.

Şablonları bir kez kontrol ettirin. İlk taslağı çeviri aracıyla çıkarabilirsiniz ama müşteriye gidecek son hâlini o dili iyi bilen birine okutun. Bir kez doğru yazılan şablon defalarca kullanılıyor.

Gelen mesajı anlamak için çeviri aracı yeterli. Cevabı kısa ve basit cümlelerle yazın; deyim, espri ve uzun cümle çeviride bozuluyor. Sesli mesaj yerine yazılı cevap verin, karşı taraf gerekirse çeviriyle okuyabilsin.

Önemli bilgiyi yazılı teyit edin. Randevu günü ve saati, fiyat, adres: telefonda konuşmuş olsanız bile bunları İngilizce ve yazılı olarak gönderin. Konumunuzu harita işaretiyle paylaşmak, adres tarif etmekten daha az yanlış anlamaya yol açar.

Telefon için kısa bir kalıp. İngilizcesi sınırlı biri telefonu açıyorsa iki cümle işin çoğunu görür: “Hello, [işletme adı], how can I help you?” ve “Can I send you the details on WhatsApp?” Sonrası yazılı devam eder.

Tanıtım amaçlı toplu mesaj göndermeyi düşünüyorsanız, izin kurallarını önceden avukatınıza danışın.

Fiyat şeffaflığı ve güven işaretleri

Yabancı müşteri için fiyat kadar fiyatın netliği de önemli: ne ödeyeceğini ve herkesin aynı fiyatı ödediğini görmek ister.

Fiyatı görünür yapın. Fiyat listesini ya da en azından başlangıç fiyatlarını İngilizce sayfada, öne çıkanlarda ve menüde gösterin. Her işte kesin fiyat verilemez; o zaman fiyatı neyin belirlediğini yazın.

Neyin dahil olduğunu yazın. Muayene, malzeme, kahvaltı, servis: dahil olanı ve ayrıca ödeneni ayırın. Sonradan eklenen bir kalem, yabancı müşteride “bana farklı fiyat söylendi” düşüncesi doğurabilir.

Para birimini ve ödeme yolunu belirtin. Fiyat TL ise TL yazın; kartla ödeme, nakit, ön ödeme ya da kapora koşulunu açıkça söyleyin. Fiyatı ya da sözleşmeyi döviz üzerinden yapmayı düşünüyorsanız önce mali müşavirinize ve avukatınıza danışın.

İptal ve değişim koşullarını İngilizce yazın. Rezervasyon, randevu ya da iade koşulu yalnızca Türkçe duruyorsa, anlaşmazlık çıktığında iki taraf farklı şeyi hatırlar.

Güven kuran işaretler çoğu zaman küçük şeyler:

  • İngilizce yazılmış gerçek müşteri yorumları
  • İşletmenin ve çalışanların gerçek fotoğrafları, stok görsel değil
  • İngilizce konuşan kişinin adı
  • Fatura ya da fiş verildiğinin açıkça söylenmesi

Klinikseniz sağlık hizmetlerinin tanıtımına dair ayrı kurallar var; hasta görseli ya da sonuç anlatan bir paylaşım yapmadan önce avukatınıza danışın. Formlarda ve mesajlarda müşteri bilgisi topluyorsanız KVKK tarafında neyin gerektiğini de, müşteri yabancı olsa bile, avukatınıza sorun.

Sık yapılan hatalar

Kelimesi kelimesine makine çevirisi. Menüde, fiyat listesinde ya da reklamda çeviri aracının ilk önerisini olduğu gibi kullanmak. Yemek adları, hizmet terimleri ve deyimler yanlış ya da komik çıkabiliyor; okuyan kişi metni değil, özensizliği hatırlar. Nasıl anlaşılır: metni o dili iyi bilen birine okutun, takıldığı her yer bir düzeltme.

İngilizcenin yalnızca etiketlerde olması. Açıklama tamamen Türkçe, altında #hairsalon #englishspeaking. Etiketten gönderiye gelen yabancı, okuyabileceği tek bir cümle bulamaz. Nasıl anlaşılır: gönderiye yalnızca İngilizce bilen biri gözüyle bakın; ne sattığınızı ve nasıl ulaşılacağını anlıyor mu?

Yalnızca Türkçe cevaplanan mesaj. İngilizce yazılmış bir soruya Türkçe cevap ya da Türkçe sesli mesaj. Müşteri tekrar yazmak yerine başka bir işletmeye geçebilir. Nasıl anlaşılır: son bir ayın mesajlarına bakın; İngilizce başlayıp tek mesajda kalan sohbet var mı?

İngilizce reklamın Türkçe sayfaya gitmesi. Reklam İngilizce, tıklayan kişi Türkçe ana sayfaya düşüyor. Tıklama için ödenen para, sayfanın ilk saniyesinde boşa gidebilir. Nasıl anlaşılır: reklamın bağlantısına telefondan tıklayın ve sayfayı yalnızca İngilizce bilen biri gibi okuyun.

Bu hafta atabileceğiniz ilk adımlar

  1. Yabancı müşterinizi tek cümleyle tanımlayın: yaşıyor mu, ziyarete mi geliyor, hangi dili konuşuyor, ne arıyor.
  2. Google İşletme Profilinizde harita işaretini, saatleri ve önümüzdeki tatiller için özel saatleri kontrol edin; girişin fotoğrafını ekleyin.
  3. Instagram biyografisine bir satır İngilizce ekleyin ve numaranızı +90 ile yazın.
  4. “English” adlı bir öne çıkan açın: fiyat, randevu yolu, nasıl gelinir.
  5. En sık gelen beş soru için İngilizce cevap şablonu yazın, o dili bilen birine okutun ve hızlı yanıt olarak kaydedin.
  6. Fiyat listenizin İngilizcesini hazırlayın; dahil olanları ve ödeme yollarını ekleyin.
  7. Son yabancı müşterilerinizden İngilizce bir mesajla Google yorumu isteyin.
  8. İngilizce reklam planlıyorsanız, reklamın gideceği sayfanın ya da sohbetin İngilizce olduğunu yayından önce kontrol edin.

Bu adımların çoğu bütçe istemiyor. Reklama para koymak, bu temel hazır olduktan sonra anlam kazanıyor.

Kendiniz mi, destekle mi?

Kendiniz yapabilirsiniz, tek bir yeriniz, net bir hedef kitleniz ve İngilizce yazışabilecek biriniz varsa. Bu listenin çoğu teknik bilgi istemiyor.

Destek almak mantıklı, İngilizce içeriği ve reklamı düzenli yürütecek vaktiniz yoksa, İngilizce sayfa ya da iki dilli site gerekiyorsa veya reklamda iki dili ve iki kitleyi birlikte yönetmeniz gerekiyorsa.

Yabancı bir ortağınız ya da yöneticiniz Türkçe bilmiyorsa onunla telefon, WhatsApp ve e-postayla İngilizce çalışıyoruz; sitemizin İngilizce sürümü de bunun için var.

Hangi kanaldan başlayacağınızı birlikte konuşmak isterseniz yazın.

Markanız için doğru yolu birlikte bulalım

Kısa bir tanışma görüşmesinde markanızı dinliyor, hangi adımın işinizi göreceğini net biçimde anlatıyoruz. Taahhüt yok.

Görüşme talep edin

Sıkça sorulan sorular

Yabancı müşteriler için ayrı bir Instagram hesabı açmalı mıyım?

Çoğu küçük işletme için gerekmez. İngilizce bir biyografi satırı, İngilizce bir öne çıkan ve yabancıya da hitap eden gönderilerde iki dilli açıklama genellikle yeterli; ayrı hesap iş yükünü artırır ve takipçiyi böler. Müşterilerinizin büyük kısmı yabancıysa ve iki kitleye giden içerik gerçekten farklıysa ayrı hesap düşünülebilir.

Çeviri aracı kullanmak yanlış mı?

Yanlış değil, yeri önemli. Gelen mesajı anlamak ve ilk taslağı çıkarmak için işe yarar. Menü, fiyat listesi, reklam ve web sayfası gibi uzun süre yayında kalacak metinlerin son hâlini ise o dili iyi bilen birine okutun.

Meta reklamıyla yalnızca yabancılara ulaşabilir miyim?

Kesin bir ayrım beklemeyin. Konum ve dil ayarları kitleyi kabaca çizer; dil seçimi kişinin uyruğunu göstermez, İngilizce bilen yerli kullanıcılar da kitleye girebilir. Asıl süzgeci reklamın dili ve yabancının sorusuna cevap veren mesaj kurar. Hangi kitleye ulaştığınızı gelen mesajların dilinden de izleyebilirsiniz.

Fiyatlarımı döviz olarak yazabilir miyim?

Bu pazarlamadan çok hukuki bir soru; fiyatın ve sözleşmenin döviz üzerinden yapılmasına dair kurallar var. Karar vermeden önce mali müşavirinize ve avukatınıza danışın. Fiyatı TL olarak yazıyorsanız bunu açıkça belirtmek ve ödeme yollarını eklemek, yabancı müşterinin aklındaki soruyu çoğu zaman kaldırır.

İngilizce bilmiyorum. Yine de yabancı müşteriye hizmet verebilir miyim?

Verebilirsiniz, ama söz verebildiğiniz kadarıyla. Yazılı kanalda, bir kez kontrol ettirilmiş cevap şablonları ve çeviri aracıyla anlaşmak mümkün. Bunu profilde dürüstçe belirtin: telefonda İngilizce konuşamıyorsanız 'English spoken' yerine yazışabileceğinizi söyleyin.

Yalnızca İngilizce yeterli mi, başka bir dile de geçmeli miyim?

Önce müşterilerinizin gerçekte hangi dili konuştuğuna bakın; gelen mesajlar ve yorumlar iyi bir iz. İngilizce birçok işletme için iyi bir başlangıç, ama müşterilerinizin önemli bir kısmı başka bir dil konuşuyorsa hedef kitlenizin diline geçmek mantıklı. Yalnızca doğru yazabildiğiniz ve gelen mesaja cevap verebildiğiniz dilde yayın yapın.

Markanız için doğru adımı
birlikte belirleyelim

Kısa bir görüşmede markanızı dinliyor, hangi adımın işinizi göreceğini birlikte netleştiriyoruz.

Bursa merkezli, Türkiye geneline ve yurt dışına hizmet veren strateji odaklı dijital ajans.