İki Dilli Web Sitesi: Türkçe ve İngilizce Site Nasıl Kurulur?
İki dilli web sitesi bir çeviri işinden fazlası. Hangi sayfaların İngilizce olacağını, adres yapısını, hreflang ve dil geçişini, formları, fiyat gösterimini ve iki dilin birlikte bakımını sırasıyla anlattım.
Ece GüneşKurucu ve Kreatif Direktör

- İngilizce siteye kim gelecek, hangi sayfalara ihtiyacı var?
- Adres yapısı: /en/ klasörü, alt alan adı ya da ayrı alan adı
- hreflang ve dil geçişi: her sayfa kendi karşılığını göstermeli
- Çeviri yetmez: makine çevirisi ve İngilizce anahtar kelime araştırması
- Formlar, e-postalar, çerez bildirimi ve yasal metinler
- Para birimi ve fiyat gösterimi
- Bakım: Türkçe değişince İngilizce de değişir
- Sık yapılan hatalar
- İlk adımlar
Yabancı bir müşteri sitenizi açtığında önce anlayabileceği bir sayfa arıyor. Türkçe bilmiyorsa en iyi yazılmış hizmet sayfası bile ona bir şey anlatmıyor.
İki dilli web sitesi bu yüzden yalnızca bir çeviri işi değil. Hangi sayfaların İngilizce olacağı, adreslerin nasıl kurulacağı, Google’a hangi sayfanın hangi dildeki karşılığı olduğunun nasıl söyleneceği ve form gönderildikten sonra ne olacağı ayrı ayrı kararlar.
Bu yazıda Türkçe sitesine İngilizce sürüm eklemek isteyen bir işletmenin bu kararları hangi sırayla vereceğini anlatacağım.
İngilizce siteye kim gelecek, hangi sayfalara ihtiyacı var?
İlk soru “siteyi İngilizceye çevirelim mi” değil, “İngilizce sayfaya kim, ne yapmak için gelecek” olmalı. Bu sorunun cevabı hangi sayfaların gerektiğini de belirliyor.
Türkiye’de yaşayan yabancılar. Kliniğinize, kursunuza, emlak ofisinize ya da restoranınıza gelmek isteyen, Türkçe bilmeyen ya da iş için yeterince bilmeyen kişiler. İlk soruları genellikle nerede olduğunuz, ne zaman açık olduğunuz, İngilizce hizmet verip vermediğiniz ve nasıl randevu alacakları.
Yurt dışındaki müşteriler. İhracat yapan bir üretici ya da hizmetini yurt dışına satan bir işletme için ürün grupları, sipariş ve teslim süreci ve teklif isteme yolu öne çıkıyor.
Türkiye’deki yabancılara ulaşmak siteyle bitmiyor; Türkiye’deki yabancı müşterilere nasıl ulaşılacağını ayrı bir yazıda anlattım.
Hangi okura seslenirseniz seslenin, İngilizce sürümde genellikle şu sayfalar gerekiyor:
- Ana sayfa: ne yaptığınız, nerede olduğunuz, kime hizmet verdiğiniz.
- Yabancı müşterinin gerçekten alabileceği hizmet ya da ürün sayfaları.
- Nasıl çalıştığınız: süreç, randevu ya da sipariş, iletişimin hangi dilde yürüdüğü.
- Fiyatlar ya da teklifin nasıl alındığı.
- İletişim sayfası ve form sonrası teşekkür sayfası.
- Kim olduğunuzu anlatan kısa bir hakkımızda sayfası.
- Gizlilik, çerez ve kullanım koşulları gibi yasal metinler.
Yalnızca Türkiye pazarına yazılmış blog yazıları, yerel kampanya sayfaları ve yabancı müşterinin alamayacağı hizmetler çoğu zaman bekleyebilir. Az sayfayı eksiksiz İngilizce yapmak, bütün siteyi yarım çevirmekten daha çok güven veriyor.
İngilizce sayfa bir söz de veriyor: bu işletmeyle İngilizce konuşabilirim. Gelen İngilizce mesaja İngilizce cevap verecek düzeniniz yoksa önce onu kurun.
Adres yapısı: /en/ klasörü, alt alan adı ya da ayrı alan adı
İngilizce sayfaların adresi için üç yaygın yol var. Hangisinin doğru olduğu işinize ve siteyi kimin, nasıl yöneteceğine bağlı; herkese uyan tek bir cevap yok.
Alt klasör (siteniz.com.tr/en/). İki dil aynı sitenin içinde durur: tek yönetim paneli, tek barındırma, ortak tasarım. Kurulumu ve bakımı çoğu işletme için en az iş çıkaran yol bu. Mevcut alan adının zamanla kazandığı güvenden İngilizce sayfaların da yararlanacağı sıkça dile getirilir; bunu kesin bir kural gibi okumayın.
Eksisi şu: iki dil aynı altyapıyı paylaştığı için sitedeki bir yavaşlık ya da arıza iki dili birlikte etkiler.
Alt alan adı (en.siteniz.com.tr). Ayrı bir site gibi kurulabilir, farklı bir sistemde ya da sunucuda çalışabilir. İngilizce tarafın gerçekten farklı bir teknik ihtiyacı varsa bu esneklik işe yarar. Buna karşılık tasarım, eklenti ve güvenlik güncellemeleri çoğu zaman iki yerde yapılır ve iki taraf zamanla birbirinden kopabilir.
Ayrı alan adı (ör. siteniz.com). İngilizce tarafı ayrı bir marka ya da pazar gibi konumlandırmak istiyorsanız düşünülebilir. .com.tr gibi bir ülke uzantısı ziyaretçiye Türkiye’yi düşündürür; yurt dışındaki alıcıya seslenen bazı işletmeler bu yüzden İngilizce için genel bir uzantı seçiyor. Eksisi ikinci bir alan adının yenileme takibi, ayrı ölçüm kurulumu ve yeni adresin görünürlüğü kendi başına kazanmak zorunda kalabilmesi.
Hangi yolu seçerseniz seçin, her dil sürümünün kendi adresi olmalı. Aynı adreste çereze ya da tarayıcı ayarına göre dil değiştirmeyi ve ?lang=en gibi adres parametrelerini Google önermiyor; arama motoru o adreste hangi dili dizine ekleyeceğini bilemeyebilir.
Küçük ve orta ölçekli bir işletmede karar çoğu zaman alt klasörde bitiyor; diğer iki yol için “ayrı marka” ya da “ayrı sistem” gibi somut bir sebep olmalı.
hreflang ve dil geçişi: her sayfa kendi karşılığını göstermeli
hreflang nedir?
hreflang, bir sayfanın başka dildeki karşılığını Google’a bildiren bir işaret. Türkçe hizmet sayfanız “bu sayfanın İngilizcesi şu adreste” der; İngilizce sayfa da “Türkçesi şu adreste” der.
Böylece İngilizce arayan birine İngilizce sayfayı, Türkçe arayana Türkçe sayfayı göstermek Google için kolaylaşır. hreflang sıralamayı yükselten bir ayar değil; doğru sürümün doğru kişiye ulaşmasına yardım eden bir işaret.
Sayfa kodunun head bölümüne, sunucu yanıtına ya da site haritasına eklenebiliyor. Nereye eklenirse eklensin dört kural değişmiyor:
- Karşılıklı olmalı. Türkçe sayfa İngilizceyi gösteriyorsa İngilizce sayfa da Türkçeyi göstermeli; Google tek yönlü işaretleri yok sayabiliyor.
- Her sayfa kendini de listelemeli. Türkçe sayfanın işaretlerinde hem kendisi hem İngilizce karşılığı yer alır.
- Sayfa, sayfaya bağlanmalı. İngilizce hizmet sayfası Türkçe hizmet sayfasını göstermeli, Türkçe ana sayfayı değil.
- Dil kodu doğru olmalı. Türkçe için “tr”, İngilizce için “en” kullanılır; belirli bir ülkeyi hedefliyorsanız “en-GB” gibi bölge kodu eklenebilir.
Karşılığın sayfa düzeyinde kurulmasının sebebi basit: İngilizce arayan biri Google’dan doğrudan aradığı hizmetin İngilizce sayfasına gelmeli, ana sayfadan başlayıp yolunu aramamalı.
Çok dilli yapıyı destekleyen sistemler bu işaretleri genellikle kendileri üretiyor; yayından sonra yine de birkaç sayfada doğru karşılığa gittiklerini kontrol ettirin.
Dil geçişi karşılık sayfaya gitmeli
Türkçe fiyatlar sayfasındaki biri İngilizce düğmesine bastığında İngilizce fiyatlar sayfasına gitmeli. Ana sayfaya düşerse aradığını baştan bulmak zorunda kalır ve bulamadan çıkabilir.
- Geçiş düğmesi her sayfada aynı yerde dursun ve telefonda da görünsün.
- Dil adını o dilin kendisiyle yazın: “English”, “Türkçe”. Bayrak bir ülkeyi anlatır, dili değil.
- Karşılığı olmayan bir sayfada geçiş İngilizce sitedeki en yakın ilgili sayfaya gitsin; o sayfaya hreflang eklenmez.
Otomatik yönlendirme yapmayın, seçimi ziyaretçiye bırakın
Ziyaretçinin IP adresine ya da tarayıcı diline bakıp onu kendiliğinden bir dile göndermek akıllıca görünüyor. Pratikte birçok kişiyi yanlış yere gönderiyor:
- Türkiye’de yaşayan bir yabancı, Türkiye’den bağlandığı için Türkçe sürüme atılır; oysa İngilizce sürüm tam da onun için yapıldı.
- Telefonunu İngilizce kullanan bir Türk, Türkçe siteyi açmak isterken İngilizceye gönderilir.
- Birine gönderdiğiniz bağlantı karşı tarafta başka bir dilde açılır.
Google’ın çok dilli siteler rehberi de dil tahminine dayalı otomatik yönlendirmeden kaçınılmasını öneriyor. Bu yönlendirmeler hem ziyaretçinin hem arama motorunun sitenin bütün sürümlerini görmesini engelleyebiliyor.
Yardım etmek istiyorsanız zorlamak yerine önerin. Tarayıcı dili İngilizce olan birine sayfanın üstünde küçük bir “This page is available in English” notu gösterip seçimi ona bırakabilirsiniz.
Kendi sitemizde nasıl kurduk?
Bu sitenin İngilizce sürümünü bu yazıda anlattığım yaklaşımla kurduk. İngilizce sayfalar /en/ altında duruyor ve İngilizce karşılığı olan her sayfa hreflang ile o karşılığa bağlı.
Menüdeki dil geçişi, bulunduğunuz sayfanın İngilizce karşılığı varsa doğrudan ona gidiyor. Türkiye’de yaşayan ve Türkçe bilmeyen yabancılarla İngilizce çalışıyoruz; İngilizce sürüm onlar için.
Çeviri yetmez: makine çevirisi ve İngilizce anahtar kelime araştırması
Makine çevirisi nerede yanıltır?
Makine çevirisi taslak için hızlı bir başlangıç. Taslağı kontrol etmeden yayınlamak ise şu noktalarda sorun çıkarıyor.
Sektör terimleri. Kelimesi kelimesine çeviri doğru terimi seçmeyebilir. “Kurumsal kimlik” için “corporate identity” çıkar; İngilizcede aynı iş için “brand identity” de yaygın olarak kullanılıyor.
Türkiye’ye özgü kavramlar. “Havale/EFT”, “e-Devlet” ya da “KDV dahil” gibi ifadeler yabancı okura açıklama gerektirebilir. Çeviri bunları ya olduğu gibi bırakır ya da okura bir şey anlatmayan bir karşılık üretir.
Resmî Türkçe kalıplar. “Detaylı bilgi için bizimle iletişime geçiniz” gibi cümleler İngilizceye aktarılınca katı ve yapay durabiliyor. İngilizce sayfa, İngilizce okuyan biri düşünülerek yazılmalı.
Sözler ve koşullar. Garanti, iade, teslim süresi ya da ücretsiz kalemleri anlatan cümlelerde yanlış bir kelime, vermediğiniz bir sözü veriyormuş gibi okunabilir.
Biçimler. Türkçede 1.250,50 diye yazılan tutar İngilizcede 1,250.50 yazılır. Tarihte ay adını yazmak gün ile ayın karışmasını önler; telefonu ülke koduyla (+90) yazmak yurt dışından arayanın işini kolaylaştırır.
Doğru yol şu: çeviriyi taslak olarak kullanın, son metni hem İngilizceyi hem işinizi bilen biri okusun.
Anahtar kelime araştırması İngilizcede ayrıca yapılır
Türkçe sayfanızın hedeflediği terimin çevirisi, İngilizce arayan kişinin yazdığı terim olmayabilir. Yabancı biri aynı ihtiyacı başka kelimelerle, bazen de başka bir niyetle arıyor.
Türkiye’de yaşayan biri şehir adını Türkçe karakter kullanmadan yazabilir, ülkeyi “Türkiye” yerine “Turkey” diye arayabilir ya da aramasına “English speaking” gibi bir ek koyabilir. Bunlar yalnızca olasılık; hangisinin gerçekten arandığını araştırma gösterir.
- Yabancı müşterilerinizin size İngilizce sorduğu soruları ve kullandıkları kelimeleri not edin.
- Bu kelimeleri Google’a İngilizce yazın; arama kutusunun önerilerine ve ilk sayfada hangi tür sayfaların çıktığına bakın.
- Google Ads içindeki Anahtar Kelime Planlayıcı’da dili İngilizce, konumu hedeflediğiniz ülke ya da şehir seçerek arama hacmi hakkında kabaca fikir edinin.
- Her İngilizce sayfaya kendi İngilizce terimini verin; sayfa başlığını ve açıklamasını o terime göre yazın.
- Yayından sonra Search Console’da İngilizce sayfaları adres filtresiyle ayrı izleyin.
Search Console kurulumunu ve terim seçerken sorulacak soruları küçük işletmeler için SEO rehberinde anlattım; aynı yöntem İngilizce sayfalarda da işliyor.
Formlar, e-postalar, çerez bildirimi ve yasal metinler
Yarım kalmış bir İngilizce site en çok, ziyaretçi bir şey göndermeye çalıştığında fark ediliyor. Sayfa İngilizce ama form uyarısı Türkçe çıkıyorsa ziyaretçi mesajının gidip gitmediğinden emin olamıyor.
Yayından önce şunları tek tek kontrol edin.
Form alanları ve uyarılar. Alan adları, zorunlu alan uyarıları ve “gönderildi” mesajı İngilizce olmalı. Bu uyarılar form eklentisinden sitenin varsayılan dilinde gelebilir; ayrıca bakın. Telefon alanı yabancı numarayı da kabul etmeli.
Teşekkür sayfası. İngilizce formu gönderen kişi Türkçe teşekkür sayfasına düşmemeli. Başvuruları ölçüyorsanız iki dilden gelenleri ayrı görebileceğiniz biçimde kurun.
Ziyaretçiye giden e-posta. Form sonrası otomatik onay e-postası gönderiyorsanız İngilizce formdan gelene İngilizce gitmeli.
Size gelen bildirim. Bildirimin konusunda formun İngilizce sayfadan geldiği yazsın. Mesajı açmadan hangi dilde cevap vereceğinizi bilirsiniz.
WhatsApp. Düğmede hazır mesaj metni kullanıyorsanız İngilizce sayfada o metin de İngilizce olsun. İşletme hesabınızda otomatik karşılama mesajı varsa onu iki dilde yazmayı düşünün.
Çerez bildirimi. Bant, düğmeler ve bağlandığı çerez politikası İngilizce sayfalarda İngilizce görünmeli. Türkçe bir onay düğmesi, yabancı ziyaretçiye neyi onayladığını anlatmaz.
Yasal metinler. Gizlilik politikası, aydınlatma metni, kullanım koşulları ve satış yapıyorsanız satış koşulları İngilizce sayfalardan İngilizce hâliyle açılabilmeli.
Yasal metinlerde düz çeviri yetmeyebilir. Hangi metinlerin gerektiği, İngilizce metnin Türkçesiyle aynı şeyi söyleyip söylemediği ve iki metin arasında fark çıkarsa hangisinin esas alınacağı hukuki konular; bunları bir hukukçuyla netleştirin.
Para birimi ve fiyat gösterimi
İngilizce sayfada fiyat gösteriyorsanız ilk karar para birimi. Bu kararı yalnızca sayfanın diline bakarak değil, kime sattığınıza ve nasıl tahsil ettiğinize bakarak verin.
Türkiye’de yaşayan bir yabancıya yerinde hizmet veriyorsanız lira fiyat onun için de anlaşılır olabilir. Yurt dışındaki bir alıcıyla çalışıyorsanız dolar ya da euro daha tanıdık gelebilir. Bizim sitemizde İngilizce fiyatlar dolar olarak gösteriliyor.
Hangi para birimini seçerseniz seçin:
- Para birimini açıkça yazın; “$” birden fazla ülkenin dolarını anlatabildiği için gerekirse “USD” kodunu kullanın.
- Fiyatın KDV dahil mi hariç mi olduğunu fiyatın hemen yanında belirtin.
- Türkçe ve İngilizce sayfalarda farklı para birimi kullanıyorsanız, kur değiştiğinde fiyatları kimin, ne zaman güncelleyeceğini baştan belirleyin.
- Fiyat yayınlamıyorsanız teklifin nasıl alındığını İngilizce ve adım adım anlatın.
Yabancı müşteriye hangi para biriminde fiyat verebileceğiniz, KDV’nin nasıl gösterileceği ve faturanın nasıl kesileceği vergi ve mevzuat konuları. Bu sayfaları yayına almadan önce mali müşavirinize danışın.
Bakım: Türkçe değişince İngilizce de değişir
İki dilli sitenin en kolay bozulduğu dönem yayından sonraki aylar. Türkçe sayfada fiyat, telefon ya da hizmet kapsamı güncellenir, İngilizce sayfa eski bilgiyle kalır. Yabancı müşteri o eski bilgiyle gelir ve güven daha ilk konuşmada sarsılır.
Kural basit: iki dil birlikte değişir. Türkçe sayfaya dokunduğunuz gün İngilizce karşılığını da güncelleyin; “sonra çeviririz” diye bekleyen değişiklik kolayca unutuluyor.
Bunu düzenli tutmak için:
- Bir sayfa eşleşme listesi tutun: Türkçe adres, İngilizce adres, son güncelleme tarihi.
- Yeni bir Türkçe sayfa açarken İngilizce karşılığının gerekip gerekmediğine o gün karar verin; gerekiyorsa iki sayfayı hreflang ile birlikte yayınlayın.
- Bir sayfayı kaldırırken karşılığını da kaldırın ya da ilgili sayfaya yönlendirin; dil geçişi bulunamayan bir sayfaya gitmesin.
- Ayda bir İngilizce siteyi yabancı bir müşteri gibi gezin: bir sayfadan dil değiştirin, formu doldurun, gelen e-postayı okuyun.
Site tek kanal değil. Sitesi İngilizce ama Instagram’da yalnızca Türkçe paylaşım yapan bir işletme, yabancı ziyaretçide iki farklı izlenim bırakıyor. İngilizce sosyal medya içeriğinin hangi işletmeye gerektiğini ve nasıl yapıldığını ayrıca yazdım.
Çeviri ve bakıma ayrılan zaman da sitenin maliyetine dahil. Kurumsal web sitesi maliyetini belirleyen kalemleri anlattığım yazıda çok dilli bir sitenin kapsamı nasıl büyüttüğüne de değindim.
Sık yapılan hatalar
Dil geçişini ana sayfaya bağlamak. Nasıl anlaşılır: bir hizmet sayfasındayken dil düğmesine basın. O hizmetin İngilizcesine değil de ana sayfaya gidiyorsanız sorun budur.
hreflang’i tek yönlü ya da ana sayfaya kurmak. Bütün Türkçe sayfalar İngilizce ana sayfayı gösteriyorsa ya da İngilizce sayfalar Türkçeye geri işaret vermiyorsa Google karşılıkları kuramayabilir.
İngilizce sayfanın kanonik etiketini Türkçe sayfaya vermek. Kanonik etiket Google’a “asıl sayfa bu” der. İngilizce sayfa Türkçeyi asıl gösterirse aramada görünmeyebilir; her dil sürümü kanonik olarak kendisini göstermeli.
Yarım İngilizce. Menü İngilizce ama uyarılar, çerez bandı, “Devamını oku” gibi düğmeler, sayfa başlığı ve arama sonucundaki açıklama Türkçe. Sayfanın dil etiketi de Türkçe kalmışsa ekran okuyucular İngilizce metni Türkçe telaffuzla okuyabilir.
İngilizce mesaja cevap verecek düzenin olmaması. Site İngilizce ama telefon, WhatsApp ve e-posta yalnızca Türkçe yürüyor. İngilizce sayfa verdiği sözü tutamıyor.
İlk adımlar
- İngilizce sayfalara kimin, ne yapmak için geleceğini bir cümleyle yazın.
- Hangi Türkçe sayfaların İngilizce karşılığı olacağını listeleyin; gerisini şimdilik bekletin.
- Sitenizin altyapısının ayrı dil adreslerini, hreflang işaretlerini ve çevrilebilir form ve çerez metinlerini destekleyip desteklemediğini öğrenin.
- Her İngilizce sayfa için İngilizce arama terimini ayrıca belirleyin.
- İngilizce gelen mesajlara kimin, hangi kanaldan cevap vereceğini netleştirin.
- Para birimini, fiyat gösterimini ve KDV’yi mali müşavirinizle konuşun.
- Türkçe ve İngilizce sayfa eşleşme listesini ilk günden tutun.
İki dilli bir site kurmayı ya da mevcut sitenize İngilizce eklemeyi düşünüyorsanız web tasarım hizmetimizin kapsamına göz atabilirsiniz. Web sitesi aylık paketlerimize dahil değil; kapsam projeden projeye değiştiği için fiyatı görüşmede birlikte belirliyoruz. Konuşmak isterseniz bize yazın.
Kısa bir tanışma görüşmesinde markanızı dinliyor, hangi adımın işinizi göreceğini net biçimde anlatıyoruz. Taahhüt yok.
Görüşme talep edinSıkça sorulan sorular
Türkçe ve İngilizce için iki ayrı site mi kurmalıyım?
Çoğu işletme için iki dili tek sitede toplamak ve İngilizce sayfaları /en/ gibi bir klasöre koymak yönetimi kolaylaştırır: tek panel, tek barındırma, tek bakım. Ayrı alan adı, İngilizce tarafı ayrı bir marka ya da pazar olarak konumlandırmak gibi somut bir sebep varsa anlam kazanır. Karar vermeden önce iki siteyi yıllarca birlikte güncel tutacak zamanınız olup olmadığını düşünün.
İngilizce sayfalar Türkçe sayfalarımın kopyası sayılır mı?
Ana metni gerçekten çevrilmiş sayfalar kopya sayılmaz; farklı dildeki karşılıklar ayrı sayfalar olarak değerlendirilir. Sorun, menüsü İngilizce olup ana metni Türkçe kalan sayfalarda çıkar. Karşılıkları hreflang ile birbirine bağlamak ve her sayfanın kanonik etiketini kendisine vermek, yapının doğru anlaşılmasına yardım eder.
Siteye otomatik çeviri eklentisi koymak yeterli olur mu?
Sayfayı ziyaretçinin ekranında anlık çeviren çözümler genellikle ayrı bir İngilizce adres oluşturmaz; bu durumda İngilizce aramalarda görünecek bir sayfanız da olmaz. Çeviriyi ayrı adreslerde kaydeden eklentiler de var, ama onlarda da metni İngilizceyi ve işinizi bilen birinin okuması gerekir. Form uyarıları, e-postalar ve yasal metinler eklentinin çevirdiği alanın dışında kalabilir.
Mevcut sitemi baştan yaptırmadan İngilizce ekleyebilir miyim?
Birçok durumda mümkün, ama altyapıya bağlı. Önce sitenizin kurulu olduğu sistemin ayrı dil adreslerini, hreflang işaretlerini ve çevrilebilir form ve çerez metinlerini destekleyip desteklemediğine bakmak gerekir. Tema ya da eklentiler bu desteği vermiyorsa İngilizce sürümü bir yenilemeyle birlikte planlamak daha az iş çıkarabilir.
İngilizce sayfalarda fiyatı dolar mı, lira mı yazmalıyım?
Bunu kime sattığınız ve nasıl tahsil ettiğiniz belirler. Türkiye'deki yabancıya yerinde hizmet veren bir işletmeyle yurt dışına satış yapan bir işletmenin cevabı farklı olabilir. Hangi para biriminde fiyat gösterebileceğiniz, KDV'nin nasıl yazılacağı ve faturalandırma için mali müşavirinize danışın.
İngilizce sayfalar aramada ne zaman görünmeye başlar?
Kesin bir tarih vermek doğru olmaz; sitenin durumu, rekabet ve içeriğin kalitesi süreyi belirliyor. SEO'da kalıcı farkın genellikle üçüncü aydan itibaren belirginleştiğini görüyoruz, bu bir garanti değil. Yayından sonra İngilizce sayfaları Search Console'da ayrı izlemek neyin işlediğini erken gösterir.
